+ Yorum Gönder
Mumine.com ile Sizden Gelen Sorular Forumundan takıntının çaresi olmadığı için ölmek istemek günah mı? Hakkında Kısa Bilgi.
  1. nureda
    Devamlı Üye


    takıntının çaresi olmadığı için ölmek istemek günah mı?






    takıntının çaresi olmadığı için ölmek istemek günah mı? Mumine.org
    okb takıntı hastasıyım 10 yıldır ilaç içiyorum istesem de istemesem de aklıma düşünceler geliyor yaşlandıkça artıyor .önceden bu kadar olmuyordu.benim sonum kötü.takmaktan çok yıprandım.insanların bana yaptıkları kötülükleri nankörlükleri takıyorum.mutlu değilim.sırf bunun için ölmek istiyorum.bu dünyada mutlu değilim ha bu arada takma boşver kelimelerinizi kendinize saklayın çünkü ELİMDE DEĞİL! aklıma geliyor kafamda dönüp duruyor.









  2. BEYAZ_gul
    Devamlı Üye
    Reklam




    Oncelikle gecmis olsun Kardesim.Sana bir sorum olacak bacim alinma gucenme kirilma yok tamam sadece senin igiligini icin soracagim.Simdi bacim gercekten ölüme hazirmisin sence yani sonrasi kolay olacakmidir...?Madem takinti hastaligin var neden kendin icin iyi seyleri degilde kotu olan seyleri takiyorsun tabi cevap mantikli yani iyi seyler iyi dir sadece sevinir insan degilmi.Ama senin icin iyi olan seyler tek ölum ve sonrasi, ahiretteki durumun, kabir deki durumun bunlari takman senin icin cok daha faydali olur bunlarda uzucu dusuncelerdir. belki simdi iyi bir mumin sin peki intahar edersen yada bu dusunceye kapilirsan iyi bir mumin olur musun.Rabbim kizmazmi sana, sana verdigim imthana isyanmi etin demezmi..??.Ölüm sana mutluluk verecekmi bacim.?yasin daha 23..kendini Allaha teslim et sifa icin Ya SAFI DE onu tespih et Ona kalben dua et.....tabi yasadiklarini bilmiyorum ama hepsi gececek biz sinav dayiz unutma bacim





  3. nureda
    Devamlı Üye
    ben gidip intihar etcem demedim bir an önce öleyim diye dua etcem öyle etmek günah mı?





  4. BEYAZ_gul
    Devamlı Üye
    Yanlis anladim kusura bakma canim..Ama bir az olsun sevindim yanlis anladigima..Olsun bacim yinede soruma cevap verebilirsin .Ölume hazirmisin yada olum seni nekadar mutlu edecek yada kabir azabina dayanacakmisin mezarda/Ahirette mutlu olabilecek imana sahipmisin eger evet diyorsan ve bu soruma cevap verirsen bende senin soruna hadis ile cevap verecegim..



  5. nureda
    Devamlı Üye
    yaşadıkça günahımız artıyo en azından benim öyle olduğunu düşünüyorum ne kadar az günahla gitsek o kadar iyi



  6. Ayris Zelal
    Super Moderator
    Alıntı nureda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    okb takıntı hastasıyım 10 yıldır ilaç içiyorum istesem de istemesem de aklıma düşünceler geliyor yaşlandıkça artıyor .önceden bu kadar olmuyordu.benim sonum kötü.takmaktan çok yıprandım.insanların bana yaptıkları kötülükleri nankörlükleri takıyorum.mutlu değilim.sırf bunun için ölmek istiyorum.bu dünyada mutlu değilim ha bu arada takma boşver kelimelerinizi kendinize saklayın çünkü ELİMDE DEĞİL! aklıma geliyor kafamda dönüp duruyor.
    bu düşünce sana şeytanın yine bir oyunu nureda kardeşim
    çok yanlış düşünüyorsun bu dünya değil esas alınması gereken
    öteki taraf,ebedi saadete kavuşmak isteyen sabır ederek katlanmasını bilmeli
    sonuçta herşeyin bir bedeli var,ebedi mutlu olmanın bedelide
    dünyada sıkıntı ve müsibetlere sabredip her halimizde ibadetlere sarılarak Rabbe hamd etmektir.
    konu hakkında bilgileri Ayet ve hadisler ışığında ayrıntılı olarak okuyabilirsin
    Rabbim cümlemizin dünya sıkıntılarında sabrımızı geniş eylesin
    ecrini en güzel şekilde versin



    -----------------------------


    Bu hususta Allah Rasulu ( a.s.m )nun ifadeleri aynen şöyledir:

    "Sizden hiç kimse maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: 'Rabbim! Hakkımda hayat hayırlı ise, yaşat. Ölüm hayırlı ise canımı al.' " (Buhari, Merda, 19)

    1. Hadiste Rasulullah ( a.s.m )’ın ilk muhatabı, ashab-ı kiram ise de kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanlar aynı şekilde muhatap olmaktadırlar, yani yasak hükmü bütün müslümanlar için ner zaman geçerlidir.

    2. Hadiste konu edilen “zarar” için, Alimlerin çoğu “dünyevi zarar” demiştir. Buna göre, kişi “dinde fitneye düşmek” gibi dini bir zarar söz konusu olacaksa böyle bir durumda ölümü istmeke günah olmaz.

    İbnu Hibbân'da gelen bir rivayette bu konu daha da açık gözükmektedir: "Sizden hiç kimse dünyada mâruz kaldığı musibet sebebiyle ölümü temenni etmesin." Burada "dünyada" diye sebep açıkça belirtilmektedir. Sahabeden bazıları, dünyevî olmayan bazı düşüncelerle ölümü temenni etmiştir.

    Nitekim Muvatta'da Hz. Ömer'in şöyle dua ettiği kaydedilir: "Ey Rabbim, yaşım ilerledi, kuvvetim zayıfladı, raiyyetim her tarafa intişâr etti. Artık fazla zarara düşmeden, ölçümü kaçırmadan beni yanına al."

    Yine Muvatta'da, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın da şöyle dua ettiği nakledilmiştir: Ya Rabbi, senden bana hayırlı işleri yapmayı, kötü işlerin terk etmeyi, fakirlerin sevgisini nasip etmeni temenni ediyorum. İnsanlar arasında bir fitneye sebep olacaksam, beni yanına al, fitneye bulaşmamış olarak dünyadan ayrılayım."

    Yine Ahmed İbnu Hanbel ve başka kaynaklarda kaydedildiğine göre, Âbis el Gıfârî şöyle dua etmiştir: "Ey Tâun! beni al götür!". Kendisine: "Niye böyle söylüyorsun, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ölümü temenni etmeyin" demedi mi!" denince şu cevabı vermiştir: "Ben Resûlullah'ın şöyle söylediğini işittim:

    "(Kıyamet alâmetlerinden) şu altı durum ortaya çıkmadan önce ölüme koşun: "Sefih (kıt akıllı) insanların hâkimiyeti, polislerin çoğalması, hükmün satılması (mahkemelerde rüşvetle hüküm verilmesi), insan kanının değerini kaybetmesi, sıla-i rahmin (akrabaları ziyaretlerin) kaybolması, Kur'ân'ı musiki yerine tutacak zamanelerin çıkması..."

    Bu konuya temas eden âlimler, ölüm temennisiyle ilgili, Kur'ân'dan da iki âyet gösterirler:

    1. Hz. Yusuf'un duası: "Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihlere dâhil eyle" (Yusuf 101).
    Hz. Yusuf bu duayı, dünyevî nimetlerin zirvesine ulaşınca yapmıştır.

    2. Hz. Süleyman'ın duası: "Rabbim!... Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy" (Neml 19).

    Buharî'de kaydedilen Resûlullah'ın bir duası da şöyledir: Allahım, beni affet, bana merhamet buyur ve beni Refik-i Ala'ya/Yüce Dost'a ulaştır.

    Bu duaların ölüm geldiği ana mahsus olduğu belirtilir, yani bu dualarda ölümün âcilen gelmesi istenmiyor, "Öleceğimiz vakit hayırlı bir sonla hayatımız kapansın, öbür dünyada salihlerle birlikte olalım" temennisinde, duasında bulunuluyor" denmiştir. Ayrıca, "Dualarda ölüme yer verilmesi, ölmeyi istemek değil, ölüm hâdisesini zihinde canlı tutmak, unutmamak içindir" şeklinde açıklama da yapılmıştır.

    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), hayatın mü'minler için ölümden hayırlı olduğunu söyler:

    "Mü'min kişinin ömrü, onu hayırca ziyadeleştirir.”

    "Sizden kimse ölümü temenni etmesin. Muhsin (iyi amel üzere) ise hayır cihetiyle artacağı umulur. Kötü amel işliyorsa kötülükten dönüp Allah'ın rızasını arayacağı ümid edilir." Mamafih, iyilerin de bozulma ihtimali olsa da bunun istisna olduğu, aslolanın, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın buyurduğu gibi yaşamanın daha hayırlı olacağı belirtilmiştir. Şu halde ölüm, hayırlı amellerin, sevabın son bulmasıdır. Öyle ise ölüm temenni edilmemelidir.

    ÖLÜMÜ İSTEMEK NİÇİN YASAKLANMIŞTIR?

    İslâm inancına göre, ecel kaderle bağlıdır, dua ve temenni ile değildir. Kişinin eceli gelince, istese de istemese de, ne uzar ne kısalır (Yunus 49, Nahl 61). Şu halde ölümü temenni etmek veya etmemek, ahlakî bir yöne sâhip, bir mü'minlik edebidir. Bu açıdan ölümü temennî etmede iki mühim ahlâkî sakınca görmek mümkündür:

    1) Kadere karşı bir itiraz söz konusu olabilir.

    2) Gayesi çeşitli hallerle imtihan olan hayat vazifesinden kaçmak olabilir. Bu ise meskenettir, kişiyi ruhen yıkmaktır. Kur'ân-ı Kerim, maldan, candan, meyvelerden eksiltmeler, musibetler ve korkularla imtihan edilmek üzere insanın yaratıldığını bildirmekte (Bakara 155, Mülk 2) bu imtihanı kazanmak için sabır tavsiye etmektedir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın kıyametin kopacağını bilse bile bugün elindeki filizini dikmeyi emretmektedir.

    Böylesi bir hayat anlayışı getiren İslâm dininin diğer taraftan, dünyevî, maddî musibetler sebebiyle ölümü temenni etmeyi uygun görmesi mümkün değildir. Bu durumlarda ölümü temenni etmenin meşru olması, hayatın musibetleri karşısında mukavemet gücünü kırıcı olurdu. Hatta, ölümü temenni etmeyi meşru kılan sebepler arasında zikredilen bazı durumların meydana geldiği zamanlarda bile hayattan kaçmanın esas alınmaması gerekir. Zira ölümü temenniyi meşru kıldığı belirtilen hallerle ilgili rivayetlerin asıl gayesi, sayılan o hallerin kötülüğünü bildirmek ve zihinlerde yer etmesini sağlamaktır. Sözgelimi son kaydettiğimiz hadiste saılan altı halden meselâ "hükmün satılması" yani rüşvet yoluyla mahkemelerden hüküm satın alınması, böyle bir toplumda adaletin kalmadığının ifadesidir. Böyle bir toplum, sosyal yapının bozukluğun en ileri safhalarına varmış demektir. İnananlar, ölümü bile meşru kılacak böylesine kötü bir amelden sakındırılmış olmaktadır. Sayılan diğer ameller de böyledir.

    Bu çeşit hadislerin asıl gayesi, sayılan ameller sebebiyle ölümün temennisini meşru kılmak olsaydı, her devirde ölümü temenni etmek meşru olmuş olurdu, zîra bu kötü ameller hiç bir zaman toplumlarda eksik olmamış, aksine hep işlenegelmiştir. Söylediğimiz bu konuya destek veren bir durum, Ahmed İbnu Hanbel'den kaydettiğimiz hadisin başka bir veçhinde: "Altı kötü iş ortaya çıkmadan önce hayır amel işlemekte acele edin.." denmiş olmasıdır. Yani o fitneler hatırlatılarak, iyi amele teşvik edilmektedir.


    Ölüm acıdır. Hayatta olmak ahirete daha iyi hazırlanma imkan ve fırsatını verir. Bunun için ölüm arzu edilmez. İşte bundan dolayı Peygamberimiz: "Ölümü temenni etmeyin" buyurmuştur.

    Şiddetli ağrılar ve sancılar içinde kıvranan bir hasta, düşkün ve bakacak kimsesi olmayan bir kişi: "Allahım! Bana yaşamak hayırlı ise hayat ver, ölüm hayırlı ise canımı al" (Müslim, Zikr, 10) diye dua edebilir.

    Can çekişmek, ruh teslim etmek, ölüm sarhoşluğu (sekeratu'l-mevt) zordur. Mümin bunu Allah'tan bilir ve sabreder. Eğer bu elem ve ızdıraba sabrederse günahları silinir, derde sabretmek günahlara keffaret olur. (Ebu Davud, Cenaiz, 1,3)


    bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-ü Site – Muhtasarı tercüme ve şerhi – Akçağ Yayınları, 5/9.


    Sorularla İslamiyet




  7. BEYAZ_gul
    Devamlı Üye
    Ayris Zelal bacım yazmak istediğim hadisi şerifi yazmış Allah razi olsun.

    HAYİR bacım yaşadıkça asıl günahlardan tövbe etme fırsatımız var.
    Digelimki sen bu duayı yaptın ve yarın Rabbim korusun ışte anladığını şeyden oldu.
    Ne olcak halin. Yasin daha 23 bende senin yaslarindayim bir oğlum var Elhamdulillah.

    Biliyormusun ben bir Anne adayinin yaşadığı en kötü şeyi yaşadım ilk bebegimi doğumda kaybettim.
    Okadar zorki kaybettmek şimdi ben bir değil iki bebek kaybettim Depresyona girmeme rağmen sukrettim.
    Yani sen önce kendi haline değil sende daha kötü halde olanlara bak ve ınan bana Rabbine okadar şükür edeceksinki.

    Arkadaş ortamından bende geçtim ama hiç birşey ve hiç kimse AILEN gibi olmaz olamaz.
    Dostmu istiyorsun sana ALLAH yeter. Insanı bir Dostmu istiyorsun. İnan bana mumine.com tam bir dost olur sana.

    Insanın Vesveseye kapılması ne kötü şey Ya RABBIM.
    Seytanin seni aldatmasina izin verme. Sen onu zincire bağla.
    O sana gulmesin sen ona gül. Ve onun dediğini yapma..

    Hakkında herşeyin en hayirlisi olsun.bacım sen universiteyemi gidiyorsun..
    Yoksa evdemisin peki evlilik gibi birseyde varmı yani söz nisan.neyse merak ettim sadece..

    Inşallah okurken düşünerek okursun . Ve ailenide düşün tamam



  8. nureda
    Devamlı Üye
    mümine.com sanal bi yer gerçek arkadaş değil ki ve geleceğimi hiç iyi görmüyorum halim perişan olcak yarın okul bitcek işe girince orda da lisede yaşadıklarımı yaşıcam orda da ezilcem dalga geçcekler ve aynı zamanda belki evlenirim sonra adam benim hasta olduğumu görünce boşar sonra dul diye her yerde gezecem işte hatun hanım sayesinde tüm özelimizi internete döküyoruz daha da yazmaya devam ediyim mi ve yaşadıkça günahlarım artıyor ölsem daha az günahla giderim belki



  9. Ayris Zelal
    Super Moderator
    Alıntı nureda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    mümine.com sanal bi yer gerçek arkadaş değil ki ve geleceğimi hiç iyi görmüyorum halim perişan olcak yarın okul bitcek işe girince orda da lisede yaşadıklarımı yaşıcam orda da ezilcem dalga geçcekler ve aynı zamanda belki evlenirim sonra adam benim hasta olduğumu görünce boşar sonra dul diye her yerde gezecem işte hatun hanım sayesinde tüm özelimizi internete döküyoruz daha da yazmaya devam ediyim mi ve yaşadıkça günahlarım artıyor ölsem daha az günahla giderim belki
    nureda kardeşim yine yanlış düşünüyorsun
    geleceğin neler getireceğini Rabbimizden başka kimseler bilemez
    yarın ne olur,hatta bir dk sonrası ne olur bilinmezken
    şimdiden geleceğe yönelik senaryolar üretmen yanlış bir tutum
    Kaderin sahibi takdir edenden (c.c) başkası kaderin önüne geçemez,
    onu kimse değiştiremez böyle melankoliye girme kardeşim
    DUALARLA ALLAH'U TEALA'YA SIĞIN hayırlar dile,katından ne gelirse amenna de
    bu düşüncelerinin zararlarını oku bak bakalım kalıp takdir olunan zamanı beklemek mi daha hayırlı
    yoksa senin
    ölsem daha az günahla giderim belki
    tarzındaki düşüncelerin mi


    konu hakkında İslam ne diyor
    tıkla ve oku>>>


    Ölmeyi istemek ve intihar etmenin günahı nedir?

    mümine.com sanal bi yer gerçek arkadaş değil ki ve geleceğimi hiç iyi görmüyorum

    birde sanal alem de olsa klavyelerin arkasındaki kişiler robttan ibaret değil
    herkezin kendine göre sıkıntıları,sorunları olabilir buna rağmen
    din kardeşi olarak fırsat bulunan her yerde bilgilendirerek,yardımcı
    olmaya çalışılmaktadır,demek ki Mü'minler tanımasalar bile birbirine her yerde
    birer gerçek dost,iyi arkadaş ve kardeştirler



  10. BEYAZ_gul
    Devamlı Üye
    Mumine com sanal olabilir Zelal bacimin dediği gibi biz Robot değil Insaniz.
    Bu dünyada görüşemeyeceğiz belki ama ahirette muhakak görüşeceğiz.
    Canım Sıkıntının ne olduğunu bilmiyorum.
    Ama iş arkadaşları lise arkadaşları gibi değil bunu bilmende fayda var.
    Ve Esin olacak sahis seni önceden tanıması lazım rahatsızlığını ondan gizlememen gerekir.

    Rabbim in Kadere iman demesi nedemek kadere inanmak demek .
    Peki biz kaderimizi biliyormuyuz hayır bilmiyoruz.
    Ee peki sen geleceğini nereden biliyosun.

    Belki mükemmel bir esin ve mükemmel çocukların olacak.
    Canım boşa dert ediyorsun. Sana hastalığını kim verdi ALLAH .
    Peki sifayi kim verecek baskalarimi yooo yine ALLAH verecek.

    Rahatsızliğin ne bilmiyorum tıpta çaresi yoksa Rabbim için çok kolay.
    Ol der olu verir. Bir avuç çamurdan yaratildik Allah herşeye kadirdir.
    Kendini ona teslim et YA SAFI de onu tespih et dua et şifa iste.
    Rahatlamak için Kuran oku çok faydasını göreceksin.

    Bak canım dene ınan herşey yoluna girecek.
    Herşey takiyorsan soylediklerimizide tak ve uygula.
    eee nedimsler sabreden Derviş muradina Ermiş.

    Geleceğin için endiselenme. Geçmiş geçmişte kaldı herkezin kötülüğü de iglide kendisine bacım.
    Bende duaçın olacigim.

    Canım sıkıntını Annenle hiç
    Yani sen böyle yazdikca Annen geliyor aklıma çok uzuluyorum benimde bir oğlum var.
    Güzel kardeşim ailenin gözünün önüne al Inşallah.



+ Yorum Gönder
allahım canımı al demek günah mı,  ölmek istemek,  ölmeyi istemek,  günah takıntısı,  dini takıntılar günah mı,  takıntılar günah mı,  takıntı mümine
islami Siteler Forum Alev